Mezoterapi; Lokal olarak ağrı olan veya hastalıklı bir bölgeye, mikro enjeksiyonlar yoluyla kontrol altına alma ya da tedavi etme yöntemine  denir. Latince “meso=orta” ve “terapi=tedavi” kelimelerinden meydana gelmiş olup, “orta deri tedavisi” anlamındadır.

Mezoterapi yöntemi çok ince ve kısa iğne uçları (4-6 mm’lik 29-30 g iğneler) kullanılmak suretiyle uygulanır. Hastaya, hastalığa ve enfeksiyonun yapılacağı bölgenin anatomisine bağlı olarak yapılan enjeksiyon sayısı değişiklik göstermektedir. Bu yöntem sıklıkla; estetik amaçlı olarak selülit ve bölgesel zayıflama başta olmak üzere cilt problemleri, cilt yaşlanması ve saç dökülmesini engellemek amacıyla, artirit gibi tüm eklem hastalıklarında, boyun, bel fıtığı, migren, adet ağrılarında, spor travmalarında, varis, lenfödem ve flebit gibi bazı damar hastalıklarında da yaygın olarak başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Diğer tedavi yöntemlerinde ilaçların emilimi sırasında bir kısmı emilmeden atıldığı için, oral yoldan ise, kas veya damar içine yapılan enjeksiyonlarla alınan ilaçlarda miktarın tamamı ilgili organa ulaşamamaktadır. Bu yollarla alınan ilaçlar kan yolu ile diğer organlara da ulaşabildiği için yan etki gösterme ihtimali ortaya çıkmaktadır. İstenmeyen yan etkiler, Mezoterapi yönteminin gerektirdiği direkt olarak ve sadece sorunlu bölgeye küçük miktarlarda yapılan mikroenjeksiyonlarla ilaç verilmesi ile en aza inmektedir.

Mezoterapi Hangi Hastalıkların Tedavisinde Uygulanabilir?

  • Çeşitli cilt problemlerinin tedavisinde
  • Cilt yaşlanması sebebiyle yüz bölgesinde.
  • Saç dökülmesinin engellenmesinde.
  • Estetik amaçlı olarak selülit tedavisinde.
  • Arterit gibi tüm eklem hastalıklarında
  • Boyun ve bel fıtığı ağrılarında
  • Migren ve adet ağrılarında
  • Spor travmalarında
  • Varis, lenf, ödem ve flebit gibi bazı damar hastalıklarında
  • Vasküler lekelerde (iri lekeler).

Yüz Mezoterapisi

Hayatın doğal bir sonucu da yaşlanmadır. Yaşlanmanın sürecini yapısal, genetik, çevresel faktörler ve yaşam şartları etkiler. Cildin yaşlanmasının en belirgin ifadesi kırışıklıkdır. Kırışıklıklar, durumları ve derinliklerine bağlı olarak az veya çok belirgindirler. Mezolift (mesolifiting), kelime olarak “cilt germe” anlamına gelmektedir. Mezolift kırışıklık tedavisi iki başlık altında incelenebilir:

  1. Yaşlanmayı geciktirici (anti-aging) uygulamalar.
  2. Yaşlanma süreci içerisinde meydana gelmiş olan kırışıklıkların, başta dolgu maddeleri olmak üzere birçok farklı uygulama ile yok edilmesi ya da azaltılmasını içeren uygulamalar.

Sistemik yolla, Anti-aging özellikteki mineral, vitamin ve bazı yapısal elemanların verilmesinden ziyade özellikle yaşlanmanın en çok belirginleştiği bölge olan yüzümüze mezoterapi yoluyla uygulanması, hem uygulanan ilaçların asıl gerekli olan bölgedeki etkinliğini arttıracak hem de diğer organların gereksiz yere yorulmalarını engelleyecektir. Seans sıklığı kişiye göre değişmekle birlikte ilk ay 3 veya 4 seans, ikinci ve üçüncü ay 15 günde 1 seans, dördüncü ay 1 seans şeklinde uygulanabilir. Seans sayısı arttıkça etkisi kalıcı olur. Botoks, dolgu ve kimyasal peeling uygulamalarına çok uygun bir destek tedavidir ve birlikte kullanılabilir.

Selülit Tedavisinde Mezoterapi

Selülit; kalça, bacaklar, karın, hatta kollar ve dizlerde bile oluşabilir. Östrojen hormonu, selülitin oluşmasının sebebi olarak gösterilebilir. Selüliti kadınlara özgü bir hastalık olarak nitelemek yanlış olmaz. Çünkü Östrojen hormonu kadınlara özgü bir hormondur. Vücutta yağ ve şekerin depolanmasını sağlayarak insülini arttıran hormon östrojendir. Bu hormon özellikle buluğ çağı, hamilelik ve doğum kontrol haplarının kullanıldığı dönemlerde, en üst seviyeye ulaşır. Kadınlarda kalça, karın, alt ve üst bacak bölgeleri yağ depolamaya uygun bir yapıdadır. Deri altındaki yağ hücreleri gereğinden fazla yağ depoladıkları zaman Selülit oluşur. Şişen hücreler dışarı doğru çıkıntılar oluşturur ve sonuçta deri girintili çıkıntılı bir hal alır.

Selülit Tedavisinde En Etkili Yöntem: Mezoterapi “orta deri tedavisi” anlamına gelen Mezoterapi deri altına belirli açılardan iğneler batırıldıktan sonra sinir uçlarını harekete geçirir ve damar açıcı bir reaksiyon meydana gelir. Bu yöntem ile birlikte eskiden ağız yoluyla alınan ilaçlar, doğrudan hastalıklı bölgeye enjekte edilmektedir. Bu sebeple küçük dozlarda ilaçlarla bile daha etkin bir tedavi sağlanabilir. Örneğin hastalıklı bir yaprağı kurtarmak için ilacı ağacın köküne verip, belirli bir kısmının yaprağı iyileştirmesini beklemek yerine, ilacı daha az dozlarda direkt olarak hasta olan yaprağa enjekte ederek tedavi gerçekleştirilir. Sonuçta sağlam yapraklara zarar vermeden hastalıklı yaprak kurtarılır.

Mezoterapi Uygulama Yöntemi

İlk olarak; mezoterapist doktorun çalışacağı derinlik ve o bölgeye giriş açıları ile ultrason ve selülitli bölgenin kalınlığı saptanır. Cildin derm tabakasına sadece bir kez kullanılıp atılan, 4 milimetrelik özel steril iğnelerle, etkin ilaçlar birer santim arayla batırılır. Kılcal damar dolaşım yoluyla bu ilaçlar, selülitli bölgeye direkt etki ederler. Bu şekilde bozulmuş olan lenf ve kan dolaşımını düzelterek dokulardaki ödemi çözer. Bozulmuş olan yağ hücreleri ile dolaşım arasındaki ilişki tekrar kurulur ve yağ hücrelerine depolanmış yağ yeniden çalışmaya başlar, şeker ve yağ asitlerine ayrılarak kullanılabilir hale gelir. Mezoterapi süresince kişinin yapacağı düşük kalorili bir rejimle bu yağlar, vücut tarafından enerji olarak tüketilir. Mezoterapi olmadan yapılacak bir diyet aslında normal kısımlarda yağ kaybına neden olup, yerel fazlalıkları daha belirgin bir hale sokar. Yağ dokusu yüz, göğüs gibi vücudunun üst kısımlarından kaybolur, kalça ve bacaklarda yağ dokuları değişime uğramaz. Mezoterapide, kişi bölgesel olarak selülit yağlarını kaybettiği için, kısa sürede istenilen şekle kavuşur.

Mezoterapi Tedavi Süresi 

Süre; selülit miktarına, yerleşim bölgelerine ve selülit tipine bağlıdır. Tedavi süresi 15 – 30 gün arasında değişmektedir. Seanslar ilerledikçe o bölgedeki fazla santimler hızla azalacak, sarkma olmadan kişi normalde sahip olması gereken vücut ölçülerine kavuşacaktır.

Mezoterapiden Sonra Selülitler Yeniden Oluşur mu?

Kişi beslenmesine ve günlük aldığı kalori miktarına dikkat etmezse, tedaviden sonra eski yeme alışkanlıklarına tekrar geri dönerse, egzersiz yapmayı ihmal ederse selülitler yeniden oluşur. Ancak bunlar yüzeysel yağ olarak vücuda eşit olarak dağılır.

Department Doctors